Yazı Detayı
01 Mayıs 2019 - Çarşamba 17:14 Bu yazı 322 kez okundu
 
BİR KADININ DÜNYASINDAN…
Sedat YASAK
 
 

 

Aliye günlerdir düşünüp duruyordu. Artık yaşadıklarını göğüsleyemeyeceğini biliyordu. Bu duygularla kendini balkona attı. Bir sigara yaktı… Gecenin sessizliğine yenilen şehrin dinginliğiyle rahatlamaya çalıştı…

Olmuyordu. Ne yapsa içindeki yangını söndüremiyordu. Dakikalar ilerledikçe içinde habis bir ur gibi biriken yılların birikimleri, içini kemirmeye ve alev alev yakmaya başladı… Oysa ailesi başta olmak üzere, her şeyini bir çırpıda bırakıp Nedim için gelmişti bu şehre. Şimdi aldığı bu delice kararın ağırlığı altında ezildiğini hissediyordu.

Nedim’in ailesi hiçbir zaman onaylamamış, benimsememişti bu evliliği. Onların Nedim için çok daha başka planları vardı. Ne de olsa Nedim ilk göz ağrılarıydı. Bu sebeple de her şey kendi istedikleri şekilde olsun istiyorlardı. Ama olmadı. Delikanlı, bir gece vakti kolunda Aliye’yle soluğu baba evinde alınca, aile de çaresizce onaylamak durumunda kaldı Aliye’yi ve bu evliliği…

Nedim’in ailesi, geçen 5 yılda kadıncağıza çok çektirmişti. Aliye, Nedim’e olan aşkından hepsini sineye çekmişti ama artık tahammülü kalmamıştı.

Nedim’e kaçtıktan sonra kendi ailesiyle de uzunca bir süre görüşememişti. Babasının bu kaçma işini kabullenmesi kolay olmamıştı. Her şeye rağmen aile, biricik kızlarını başka diyarlarda manevi destekten yoksun bırakmamış, bu küslüğü uzatmamıştı.

Eğer isterse baba evi kapısının ona her zaman açık olacağı söylemi, genç kadını mutlu etmekle kalmayıp,  ona manevi bir güç de aşılamıştı. Ama O, bir an bile bu ihtimali düşünüp baba evine dönmeyi düşünmedi. Çünkü her şeye rağmen Nedim’i seviyor, onunla mutlu bir gelecek kurmak istiyordu.

Aradan geçen 5 yılda genç çift, çok istemelerine rağmen, çocuk sahibi olamadı. Sorun Aliye’deydi. Bu durum Nedim’in ailesi tarafından sürekli dedikodu malzemesi edilerek, ailede çeşitli tatsızlıkların ve tartışmaların yaşanmasına neden oluyordu.

Bu bitmek bilmeyen tartışmalar, genç çiftin aralarının açılmasına sebep oldu. Aliye, Nedim’in kendisinden giderek uzaklaşmaya başladığını gözyaşları içerisinde uzaktan sessizce izlemekten başka hiçbir şey yapamıyordu. Bu derin çaresizlik, gittikçe dayanılmaz bir hal alıyor, genç kadını kahrediyordu.

Nedim’in şiddete başvurmaya başlamasını, başlangıçta kabul edilmez bir durum olarak gören genç kadın, giderek bu acı durumu da kanıksamanın üzüntüsüyle kaderine razı olmuştu. Bazen ne yapmaya çalıştığını kendine defalarca sorduğu oluyordu ama buna somut cevaplar bulamıyordu.

Çalışıp kafasını dağıtmak istiyordu. Evde dört duvar arasında aklını büsbütün yitirmekten korkuyordu çünkü...

Çok geçmeden Nedim kendisine bir iş ayarladı. Eşinin kendisine bulduğu işle birlikte, hayatında da bir takım değişiklikler oldu. Kapana kısılmış küçük dünyasından kurtulup insan içine çıkmak, kendine olan güvenini arttırmış, sosyal hayatını renklendirmişti.

Eve para getirmeye başlamasıyla birlikte Nedim ve ailesinin genç kadına olan bakış açıları da değişmeye başlamıştı. “Bu kadın” yerini “kızım” a, asık suratlar ve imalı söylemler de yerini güler yüze bırakınca, Aliye her türlü zorluğu ve sıkıntıyı göğüsleyip işine daha bir şevkle sarılmaya başlamıştı. Yıllardır duymadığı kelimeleri duymanın mutluluğu, kendine olan güvenini de her geçen gün arttırıyordu. Nedim bile “canım, hayatım” gibi kelimeleri beş yıldan sonra ilk kez kullanıyordu onun için…

Ortak tatilleri olan pazar günlerini, hayatına renk kattığı ve Nedim’in bilinmeyen güzel taraflarını da ortaya çıkardığı için, çok seviyor, iple çekiyordu. Beş yıldan sonra Nedim’den hediyeler almaya başlamak, caddede el ele dolaşmak, tarif edilemeyecek kadar güzeldi. Bu mutluluğun, bir rüyadan ibaret olmasının korkusunu, içinde her daim duysa da, bunu etraflıca düşünüp canını sıkmak istemiyordu. Daha evvel tatmadığı mutluluğu doyasıya yaşayıp, anın tadını çıkarmaya çalışıyordu…

Bir akşam işten eve bu keyifle geldi. Hemen yemek işine koyuldu.  Nedim gelmek üzereydi. Bir taraftan da müzik dinliyordu. Çalan şarkıya da ara ara eşlik ediyordu. Kendini hiç olmadığı kadar mutlu hissediyordu. Korkuları, endişeleri geride bırakmış olmanın rahatlığı yüzündeki gülümsemede kendini gösteriyordu.

Annesini aradı. Bol kahkahalı bir sohbet, onu iyice kendine getirdi. “Allah ım her şey için sana sonsuz şükürler olsun.” cümlesi döküldü dudaklarından…

Yaşadığı mutluluk, kalbindeki çarpıntıyı arttırdı. Daha evvel de bu tarz çarpıntıları oluyordu. Fakat bu seferki daha öncekilere pek benzemiyordu. Bir ara durakladı. Nefes almakta güçlük çektiğini fark edip balkona çıktı. Derin derin nefes alıp vermeye başladı ama rahatlayamadı.

Gömleğinin düğmelerini çözüp göğsünü ovmaya başladı. Kollarındaki ve bacaklarındaki gücü yitirdi. Yüzü soldu, bakışları değişti. Duvara tutunarak güçlükle içeriye geçti. Cep telefonuna ulaşmaya çalıştı. Nedim’i aramak için eline aldığı cep telefonu, elinden kayıp yere düştü. Eğilip telefonu yerden almak istedi, yapamadı. Birkaç saniye öylece kalakaldı…

Hırıltılı sesler çıkararak koca bir ağaç gibi yere yığıldı ve bir daha kalkamadı…

 

 

 

 
 
 
Etiketler: BİR, KADININ, DÜNYASINDAN…,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
53
0
3
8
15
26
2
Başakşehir FK
53
0
3
8
15
26
3
Galatasaray
50
0
4
8
14
26
4
Sivasspor
49
0
5
7
14
26
5
Beşiktaş
44
0
8
5
13
26
6
Alanyaspor
43
0
7
7
12
26
7
Fenerbahçe
40
0
8
7
11
26
8
Göztepe
37
0
9
7
10
26
9
Gaziantep FK
32
0
10
8
8
26
10
Denizlispor
31
0
11
7
8
26
11
Antalyaspor
30
0
10
9
7
26
12
Gençlerbirliği
28
0
12
7
7
26
13
Kasımpaşa
26
0
14
5
7
26
14
Konyaspor
26
0
10
11
5
26
15
Yeni Malatyaspor
25
0
13
7
6
26
16
Çaykur Rizespor
25
0
15
4
7
26
17
MKE Ankaragücü
23
0
13
8
5
26
18
Kayserispor
22
0
14
7
5
26
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı