Yazı Detayı
23 Ocak 2020 - Perşembe 10:38 Bu yazı 947 kez okundu
 
KİMİN TEVBESİ MAKBULDÜR?
Fatih Özçelik
 
 

 Tövbenin nasıl yapılacağı ve kimin yaptığı tövbenin kabul olacağını açıklamadan önce, günahların çeşitlerini bildirmek uygun olur. İnsanın işlediği günahlar iki kısımdır. Bir kısmı içki içmek gibi kul hakkı ile ilgili olmayan, yalnız Allah’a karşı işlenmiş günahlardır. 
   Bu gibi yalnız Allah hakkı ile ilgili olan günahlardan tövbe etmek için üç şartın yerine getirilmesi gerekir. Bunlar:
a-) Günahı terk etmek
b-) Yaptığına pişmanlık duymak
c-) Bir daha yapmamaya karar vermek.
     Günahı terk etmeden yapılmış olan tövbe ile yine günaha pişman olmadan ve aynı günahı bir daha işlememeye karar vermeden yapılan tövbe, tövbe sayılmaz. 
  Mesela, içki içmekte olan kimsenin “ben içkiye tövbe ettim.” demesine benzer ki, buna tövbe denmez. 
  Günahın diğer bir kısmı da hırsızlık yapmak gibi insan hakkı ile ilgili olan günahtır. Hırsızlık yapmak günahtır, çünkü Allah Teâlâ bunu yasaklamıştır. 
  Bu gibi günahlardan tövbe etmenin, yukarıdaki şartlara ilaveten bir şartı daha vardır ki,   
   o da hak sahibine hakkını vermek veya ondan helallik almaktır. 
   İşte işlenen günaha göre şartlarına uyarak yapılan tövbe makbul olur ve Allah Teâlâ böyle tövbe edeni bağışlar.
     
  Bir defasında Hz. Ali (RA), bir bedevinin:“Ey Allah’ım! Senin beni bağışlamanı diliyor ve sana (günahlarımdan dolayı) tövbe ediyorum.” dediğini işitmişti de ona:
    “Ey kişi, tövbede dil çabukluğu yalancıların tövbesidir.” demişti. 
  Adam: “O halde tövbe nedir?” diye sorunca, 
  Hz Ali (RA):“O tövbenin altı özelliği vardır: 
 1) Geçmiş günahlara pişmanlık duymak, (vaktinde ve zamanında yapılmayan)   
 2) Farzları (kılınmayan namazlar ile tutulmayan oruçları) iade etmek.
  3) Haksızlık yaptığı kimsenin hakkını vermek.
 4) Düşmanlarla helalleşmek.
  5) Bir daha o günaha dönmemeye azmetmek.
 6) Nefsi günahla büyüttüğün gibi Allah’a itaatte eritmek ve ona günahların tadını tattırdığın gibi itaatin hazzını tattırmaktır.” dedi.
     Bu şekilde tövbe eden kimsenin günahları silinir.
     
  İbni Abbas (RA) anlatıyor:     
    “Müşriklerden bazı kimseler adam öldürmüşler, birçok cinayet işlemişler, zina edip bunda da çok ileri gitmişlerdi.   
    Bunlar bu kusurları ile Peygamberimiz (SAV)’e gelerek:
   “Ey Muhammed (SAV), senin tebliğ ettiğin ve kendisine çağırdığın İslâm dini kuşkusuz çok güzeldir. Eğer bize vaktiyle işlediğimiz bunca cinayet ve meşru olmayan ilişkilerin arınma yolu bulunduğunu bildirirseniz, (iyi olur)” demişlerdi. 
  Bunun üzerine şu ayetler nazil oldu:
‎وَالَّذِينَ لَا يَدْعُونَ مَعَ اللَّهِ إِلَهاً آخَرَ وَلَا يَقْتُلُونَ النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلَّا بِالْحَقِّ وَلَا يَزْنُونَ وَمَن يَفْعَلْ ذَلِكَ يَلْقَ أَثَاماً:
‎يُضَاعَفْ لَهُ الْعَذَابُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَيَخْلُدْ فِيهِ مُهَاناً.إِلَّا مَن تَابَ وَآمَنَ وَعَمِلَ عَمَلاً صَالِحاً فَأُوْلَئِكَ يُبَدِّلُ اللَّهُ سَيِّئَاتِهِمْ حَسَنَاتٍ وَكَانَ اللَّهُ غَفُوراًرَّحِيماً:
     “Onlar ki Allah ile beraber başka bir tanrıya yalvarmazlar. Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan günahı(nın cezasını) bulur.” “Kıyamet günü azabı kat kat artırılır ve onda (azapta) alçaltılmış olarak devamlı kalır.” “Ancak tövbe ve iman edip iyi davranışta bulunanlar başkadır. Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.” (FURKAN SURESİ - 68–70. AYET)  Bir de:

‎قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلَى أَنفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا  مِن رَّحْمَةِ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعاً إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ:
      “De ki, ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin.”  (ZÜMER SURESİ – 53. AYET)
     Allah Teâlâ’nın rahmeti sonsuzdur. İşlediği günahlardan pişmanlık duyup tövbe eden ve Allah’tan af ve bağış dileyen kullarının tövbelerini kabul eder ve onları bağışlar.
     Nitekim Kur’an-ı Kerim şöyle buyurur:
‎وَهُوَ الَّذِي يَقْبَلُ التَّوْبَةَعَنْ عِبَادِهِ وَيَعْفُو عَنِ السَّيِّئَاتِ وَيَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ:
     “Allah kullarının tövbesini kabul eder, kötülükleri bağışlar ve yaptıklarınızı bilir.”  (ŞURA SURESİ – 25. AYET);
‎وَإِنِّي لَغَفَّارٌ لِّمَن تَابَ وَآمَنَ وَعَمِلَ صَالِحاً ثُمَّ اهْتَدَى:
     “Kuşkusuz Ben, tövbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra doğru yolda giden kimseyi bağışlarım.”  (TA HA SURESİ – 82. AYET);

‎وَمَن يَعْمَلْ سُوءاً أَوْ يَظْلِمْ نَفْسَهُ ثُمَّ يَسْتَغْفِرِ اللّهَ يَجِدِ اللّهَ غَفُوراًرَّحِيماً:
     “Kim bir kötülük yapar yahut nefsine zulmeder de sonra Allah’tan mağfiret dilerse, Allah’ı çok yarlığayıcı ve esirgeyici bulacaktır.”  (NİSA SURESİ – 110. AYET)
     Kur’an-ı Kerim, yaptığına pişman olup Allah’a sığınan ve O’ndan af ve bağış dileyenleri Allah’ın affettiğine dair örnekler verir. İşte bir örnek:
‎وَعَلَى الثَّلاَثَةِ الَّذِينَ خُلِّفُواْ حَتَّى إِذَا ضَاقَتْ عَلَيْهِمُ الأَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ وَضَاقَتْ عَلَيْهِمْ أَنفُسُهُمْ وَظَنُّواْ أَن لاَّ مَلْجَأَمِنَ اللّهِ إِلاَّ إِلَيْهِ ثُمَّ تَابَ عَلَيْهِمْ لِيَتُوبُواْ إِنَّ اللّهَ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ:
     “Ve (seferden) geri bırakılan üç kişinin de (tövbelerini kabul etti).Yeryüzü genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları kendilerini sıktıkça sıkmıştı. Nihayet Allah’tan yine Allah’a sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı. Sonra (eski hallerine) dönmeleri için Allah onların tövbelerini kabul etti. Çünkü Allah tövbeyi çok kabul eden, pek esirgeyendir.”  (TEVBE SURESİ – 118. AYET)
     Ayet-i kerime’de seferden geri kaldığı bildirilen üç kişi Kâ’b b. Malik, Hilâl b. Umeyye ve Memare b. Râbi idi. Bunlar Tebük seferine mazeretleri olmadığı halde katılmama suçu işlemişlerdi. Peygamberimiz (SAV) Tebük seferinden dönüşünde bunları sorgulamış, mazeretsiz sefere katılmadıklarını anlayınca, haklarında Allah’ın hüküm vermesine kadar beklemelerini emretmişti. Bunlar bu bekleme süresi içinde çok bunalmışlar, tövbe ederek Allah’a sığınmışlardı. Allah Teâlâ tövbelerini kabul buyurduğunu bu ayet-i kerime’yi indirmekle bildirmiştir.
     Allah Teâlâ o kadar engin merhamet sahibidir ki, günahkâr olanların O’na yönelmesinden, O’ndan af ve bağış dilemesinden büyük sevinç duyar. Peygamberimiz (SAV), bunu çok çarpıcı bir örnekle bildiriyor. Şöyle buyuruyor: “Kulunun günahlarına tövbe etmesinden dolayı Allah’ın sevinci, sizden birinizin ıssız çölde devesi ile giderken, onu üzerindeki yiyecek ve içecekle birlikte elinden kaçırması üzerine bir ağaç altına gelerek ümitsiz (ve bitkin) bir halde yaslanıp yattığında devesini yanı başında görmesi üzerine, devenin dizginini tutarak sonsuz sevincinden (Ey Allah’ım, Sen Rabbimsin ben de senin kulunum diyecek yerde) yanlışlıkla, ‘Allah’ım, sen benim kulumsun, ben de senin rabbinim’ dediğindeki sevincinden daha çoktur.”
     Allah Teâlâ yarattığı, akıl gibi üstün yetenek vererek diğer yaratıklarına üstün kıldığı kullarına sonsuz şefkat ve rahmeti vardır. Buhârî ile Müslim’in rivayet ettikleri şu hadisi şerif bu hususu ne güzel ifade ediyor:
     Hz. Ömer (RA) anlatıyor: “Peygamberimiz (SAV)’in huzurlarına (Havazin Kabilesi’nden) bazı esirler gelmişti. Esirler arasında emzikli bir kadın vardı. Çocuğunu kaybetmişti. O kadın göğsüne biriken sütü sağıyor, çocuklara veriyor, emziriyordu. Bu kadın esirler arasında çocuğunu bulunca hemen alıp sinesine bastı ve derin bir şefkatle çocuğunu emzirmeye başladı. Bunu görünce Peygamberimiz (SAV) bize: “Şu kadının çocuğunu ateşe atacağını sanır mısınız?” buyurdu. Biz: “Hayır, atmaya gücü yettiği sürece atmaz.” Dedik. Bunun üzerine Peygamberimiz (SAV): “İşte Allah Teâlâ kullarına, bu kadının çocuğuna şefkatinden daha merhametlidir.” Buyurdu.
     İşte bizi yaratan Rabbimiz, böyle bize acıyan ve merhameti sonsuz olan bir Rab’dir. Biz ise günahkâr kullarıyız. İşlediğimiz günahta ısrar etmeden hemen tövbe edip, O’na yönelmeli ve bizi böyle yaptığımız takdirde hem O’nun rızasını kazanmış ve mağfiretine ermiş, hem de günahlardan temizlenmiş olacağız.
     Konuşmamızı, Buhârî ile Müslim’in rivayet ettikleri bir hadisi şerifin meali ile tamamlayalım: Ebu Hüreyre (RA) anlatıyor: Peygamberimiz (SAV) şöyle buyurmuştur:“Bir kula bir günah isabet edip veya bir günah işleyip de: “Allah’ım, ben bir günah işledim yahut bilmeyerek bana bir günah isabet etmiş, kusurumu bağışla derse Allah Teâlâ: “Demek ki, kulum, (dilerse) günahını affedecek (dilerse) cezalandıracak muhakkak bir Rabbi olduğunu bildi. O halde ben de kulumu bağışladım.” Buyurur. Sonra bu kul, Allah’ın dilediği kadar bir zaman (günahsız) yaşar, sonra bir günah daha isabet edip veya bir günah işleyip de: “Ey Rabbim, ben (bilerek) bir günah işledim yahut (bilmeyerek) bir günaha düştüm, kusurumu bağışla, diye yalvarırsa, o kulun Rabbi: “Demek ki kulum, günahını affedecek veya cezalandıracak bir Rabbi bulunduğunu bildi, o halde ben de bu kulumu bağışladım.” Buyurur. Sonra bu kul, Allah’ın dilediği kadar bir zaman günahsız yaşar. Sonra bir günah isabet edip veya bir günah işleyip de:“Allah’ım, ben bir günah işledim veya bir günah bana isabet etti, kusurumu affeyle.” Diye Allah’a yalvarırsa, Allah Teâlâ: “Demek ki kulum, günahını bağışlayacak veya onu cezalandıracak bir Rabbi olduğunu bildi. Ben de üç defa kendisini affettim. Artık bu kulum dilediği fiili işlesin (yani günahı tekrarlansa da her defasında içtenlikle tövbe etse, Allah Teâlâ tövbesini kabul eder.)”      
     Bu hadisi şerif de Allah Teâlâ’nın kullarını ne kadar sevdiğini ve ne büyük merhamet sahibi olduğunu ifade etmektedir. Böyle bir yaratıcısı olduğunu bilen bir mümin O’na yönelmez mi? O’ndan af ve bağış dilemez mi? O’na karşı olan kusurlu davranışlarından ötüre tövbe etmez mi? O halde değerli müminler! Vakit geçirmeden veya vakti geçmeden işlediğimiz günahlara hemen tövbe etmeli, Allah’a yönelerek O’ndan af ve bağış dilemeliyiz. Tövbe işini geciktirmek doğru değildir. Çünkü ne zaman öleceğimizi bilemeyiz. Kimsenin elinde ne kadar yaşayacağına dair kesin bir bilgi yoktur. Gençliğimize ve dinçliğimize güvenmemeliyiz. Nice yaşlı ve hastalıklı insanlar dururken, genç ve sağlıklı kimselerin ölmekte oldukları hepimizin bildiği bir gerçektir. Bir şair güzel söylemiş: “Çok sağlıklı kimseler var ki, hiç hastalanmadan ölürler. Çok da hastalıklı insanlar var ki, uzun yıllar yaşarlar.” Bu gerçeği göz önünde bulundurarak, eğer işlediğimiz günahlarda kul hakkı varsa hemen bu hakkı sahiplerine ödemeli veya onlardan helâllik almalı ve böylece bizi bağışlamasını Allah’tan dilemeliyiz. Böyle yaptığımız takdirde Allah’ın bizi bağışlayacağında şüphe yoktur.    
   
   Çünkü Allah buyuruyor:
‎إِنَّ اللَّهَ  يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعاً إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ:
      “Muhakkak Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki o, çok bağışlayan çok esirgeyendir.”  (ZÜMER SURESİ – 53. AYET)
  Mevlamız bizleri bağışlanan kullarından eylesin....
"HAYIRLI CUMALAR"

 
 
 
Etiketler: KİMİN, TEVBESİ, MAKBULDÜR?, , ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
DOÇ.DR.LATİF TARBAK'IN MÜKEMMEL ANALİZİ
ELAZIĞ'I ALGI YAPANLAR ÖNCE KENDİ DÜZELTSİN
KUL OLARAK ROTAMIZ NASIL OLMALI !
SENDEN GÜÇLÜ ALLAH VAR
Dava Adamının Aile Hayatı
SANA GELİR
BİLMEMİZ GEREKEN TEMEL UNSURLAR
DEHŞETE DÜŞÜYORUM
TEMİZLİK HASTALIĞI TAKINTILARI
KORUNMAK İÇİN ÖNCE ALLAH'A SIĞINMAK LAZIM
Yine Rumsfeld !..
Tarih: 17.12.2009
60-80 YAŞ GRUBUNDA OLANLAR KİMDİR ?
DE-VA OLAMAZSINIZ!..
Çin İntikam Alacak & Herkes Hazır Olsun
SURİYE ÖNEMLİ!!
CORONA VE AMACI
SİYONİZM VE SİYONİZMİN HİZMETKARLARI!
EVET BU ŞEHİRDE EMEKTARLAR VAR
NEZAKETİN NE OLDUĞUNU BİLMEYENLER !...
KAHRAMANLARA VATAN SAĞOLSUN DEDİRTEN "ARALIK"
NERDE BİR (BAŞ)BAKAN BİZİM SÜLÜKZADE ORAYA KOŞAN !...
Taze Kan Aranıyor
MÜSLÜMANI ZEHİRLEYEN VE HELAK EDEN PİSLİK.
DUYGUSUZ NESİL TEHLİKESİ
"ŞAHİNLENEN ŞAHİN, ŞAHLANAN ŞEHRİM"
İnfak Yerine, Nifak Soktular!...
SAĞLIK BİLGİSİ
VARAN 2 "GELEN BAKAN, BIZİMKİLER'de BAK'an BAKAN'a.."(?)
VARAN 1
Kazanan RİYA-KAR Değil, LİYAKAT Olur !...
ZİNANIN SEBEP OLDUĞU HASTALIKLAR
BODRUM BODRUM
TOPLUMDA PAYLAŞILAN "AİLE" YOK EDİLEN "MAHRAMİYETLER"
SÖZDE DİN TÜCCARLARI OLAN BİR DİN DEĞİL İSLAM
Ak Parti Yönetimi Aranıyor !...
Bizim DAVAMIZ Ak Parti Değil
Laylayloma Gerek Yok, Sende Her işe Çomak Sok!...
Düşününce İnsan Anlar !..
"Medyası Olan Değil, Mevlâ'sı Olan Kazanır!..."
Ankara'da Parlayan Yıldızımız Haklı Gururumuz !.Sayın
"Seçim Sonrası Geçen Zaman Neden Yine Hüsran"
"Günümüz Gençliği ve Hedefi"
Asil Duruşun Karşılığı Elazığ'ın Kazancı !... ASİLHAN ARSLAN
Bir Örnek Idareci Ziya Polat !...
"SEÇMEN VE SEÇILEN"
GÜÇ ZEHİRLENMESİ
Aldatma, Aldanma!...
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir FK
69
0
5
9
20
34
2
Trabzonspor
65
0
5
11
18
34
3
Beşiktaş
62
0
10
5
19
34
4
Sivasspor
60
0
8
9
17
34
5
Alanyaspor
57
0
9
9
16
34
6
Galatasaray
56
0
8
11
15
34
7
Fenerbahçe
53
0
11
8
15
34
8
Gaziantep FK
46
0
10
13
11
34
9
Antalyaspor
45
0
11
12
11
34
10
Kasımpaşa
43
0
15
7
12
34
11
Göztepe
42
0
14
9
11
34
12
Konyaspor
36
0
14
12
8
34
13
Gençlerbirliği
36
0
16
9
9
34
14
Çaykur Rizespor
35
0
19
5
10
34
15
Denizlispor
35
0
17
8
9
34
16
Yeni Malatyaspor
32
0
18
8
8
34
17
Kayserispor
32
0
18
8
8
34
18
MKE Ankaragücü
32
0
16
11
7
34
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı