Yazı Detayı
27 Haziran 2019 - Perşembe 11:25 Bu yazı 229 kez okundu
 
ZAMAN AKIP GİDER…
Sedat YASAK
 
 

Zaman her şeye çare olmaz. Bazı şeyleri halının altına süpürülen toz misali, gizler bir yerlerde. Ama yine de bir şeylerin yoluna girmesi veya verdiği acının dindirilmesi için onu zamanın o karşı durulmaz akışına bırakırız. Zamandan “aman” dileniriz ancak en çok da onun elimizden su misali, akıp gitmesinden yakınırız.

O kadar çok şey yapmak isteriz ki, bu hayatta, zamanın bol, hayatınsa kısa olduğunu bilmeden hayaller kurar, onların peşi sıra bazen koşar bazen de yürürüz.

Dışımızdaki dünyanın hızlı değişimine rağmen, zihnimize kazıdıklarımız, bizleri zamanın gücüne karşı dirençli kılsa da, elde sadece anılar kalır.

Bazen üzerine çıktığımız ceviz ağaçlarını, dut ağaçlarını ararız da, çürüyüp giden dallarıyla beraber çoktan yok olup gitmişlerdir aslında, tıpkı bulmaya çalıştığımız çocukluğumuz gibi… Artık hiçbir şey eskisi gibi olmasa da, biz yine de öyle düşünüp öyle hmeye çalışırız hep.

Çocukken oynadığımız oyunlar gelir aklıma. Çatısı çökmüş, duvarları yıkılmış, hatıralar içine hapsolmuş bir evi yeniden canlandırma pahasına, zihnimizdeki yamalı düşüncelerle güçlü kılmaya çalışırız o anları…

O sokakları bıraktığımız gibi bulabilsek, yine oynayabilir miydik acaba aynı oyunları sevdiklerimizle? Elbette hayır, çünkü her şey kendi döneminde ve zamanında güzeldi.

Şimdi ben bir köy çocuğu olarak, damda uyumanın güzelliğini nasıl anlatabilirim, bazalarda yalnız uyuyan çocuklara? Damda uyurken yıldızların ne kadar çok ve ne kadar parlak olduğunu anlayabilirler mi? Herkesin en parlak yıldızı seçmek için bir mücadele verdiğini nasıl anlatabilirim ki?

Yonca tarlasını sularken bir gece yarısı annemle koca gökyüzünü örtü olarak kullandığımızı ve altımıza serili olan döşeğin hazzını nasıl anlatabilirim ki?

Deliksiz uyumanın aslında duvarlarla çevrili olamayan bir bahçenin çimleri üzerine serili olan bir minder ya da döşekte mümkün olabileceğini nasıl anlatabilirim ki?

Yayık ayranının hiçbir yerden alınamayan tadını nasıl anlatabilirim ki?

Taze mayalanmış bir yoğurdun üzerindeki taze kaymağı o sıcak köy ekmeğiyle yemenin tadını nasıl anlatabilirim ki?

Çok yorucu ama bir o kadar da eğlenceli olan oyunlarda verilen aralarda, tüketilen enerjimizi geri veren, köy ekmeği üzerine sürülen ev salçasının tadını nasıl anlatabilirim ki?

Meyveleri dalından koparıp yemenin o muhteşem hazzını nasıl anlatabilirim ki?

Sıcak sıcak sac ekmeğinin üzerine sürülen tereyağının ayranla olan müthiş uyumunu nasıl anlatabilirim ki?

Dalından koparılmadan koklanılan bir gülün, o içe sinen kokusunu nasıl anlatabilirim ki?

 Anneler gününde tarladan topladığımız her türlü renkten ibaret olan bir demet çiçeğin, o an annelerimizin yüzündeki gülümsemesini ve bize içten sarılışının bize cenneti müjdelediğini nasıl anlatabilirim ki?

Bayramlarda kapı dolaşıp şeker toplamanın, alınan bayram harçlığından daha anlamlı olduğunu nasıl anlatabilirim ki?

Evin tek çocuğu olan birine kardeşliğin güzelliğini, kalabalık sofralarda yarı aç yarı tok kalkmanın tadını nasıl anlatabilirim ki?

Sobalı bir evde oturmanın tadını, aynı tabağa kaşık sallamanın keyfini, tam bir aile olmanın sıcaklığını nasıl anlatabilirim ki?

İçinde çıtır çıtır yanan meşe odunlarıyla sobanın verdiği huzuru ve üzerinde kaynayan o kocaman alüminyum demlikteki çayın tadını nasıl anlatabilirim ki?

Koca bir apartmanda kimseyi tanımadan geçirilen bir çocukluğa sahip olan birine, koca köy yerinde çaldığın hiçbir kapıdan aç dönmeyeceğini, komşunun ağacının senin bahçene sarkan dalındaki meyvelerin artık size ait olduğunu, nasıl anlatabilirim ki?

Bunları hakkıyla ne anlatabilmek mümkündür ne de anlayabilmek... Zamandır aslında davranışları anlamsızlaştıran ya da onlara derin anlamlar yükleyen…

Ancak zamanın ne getireceği bilinmediği için, ondan hep korkmuşuzdur. Belki de bundan dolayıdır anılara tutunmamız.

Zaman adeta yutan elemandır matematik diliyle. Ne kadar değer katarsan kat, şu kısacık hayatını sonunda anlamsızlaştırabilecek bir güçtür her daim…

Zaman, bazen güldüklerimizi bize ağlayarak, bazen de ağladıklarımızı bize gülerek geri verir. Gözyaşlarımızı gülümsemelerle kamufle eder çoğu zaman…

Üstadın şu dizeleri ne kadar da anlamlıdır:

 

“Zaman akıp gider, durulmadan

Ne sual ne cevap bulunmadan

Biz onun içinde yitip kaybolmuşuz

Bize yaşamak yok, yorulmadan…”


Mehmet Zülfü YARCEL

 
 
 
Etiketler: , ZAMAN, AKIP, GİDER…,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
69
0
5
9
20
34
2
Medipol Başakşehir
67
0
5
10
19
34
3
Beşiktaş
65
0
7
8
19
34
4
Trabzonspor
63
0
7
9
18
34
5
Yeni Malatyaspor
47
0
13
8
13
34
6
Fenerbahçe
46
0
10
13
11
34
7
Antalyaspor
45
0
15
6
13
34
8
Atiker Konyaspor
44
0
8
17
9
34
9
Alanyaspor
44
0
14
8
12
34
10
Sivasspor
41
0
13
11
10
34
11
Çaykur Rizespor
41
0
11
14
9
34
12
Kayserispor
41
0
13
11
10
34
13
MKE Ankaragücü
40
0
16
7
11
34
14
Kasımpaşa
39
0
17
6
11
34
15
Göztepe
38
0
18
5
11
34
16
Bursaspor
37
0
11
16
7
34
17
BB Erzurumspor
35
0
15
11
8
34
18
Akhisarspor
27
0
19
9
6
34
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı